NEDEN VE NASIL KURULDUK?
Uzun süredir üzerinde durduğumuz önemli konulardan biri bölgemizin kalkınmadan, gelişmeden, iş ve istihdam imkanlarından daha fazla pay almasının gerekliliğiydi. Toplumun her kesiminden benzer talepler dile getirilmekte, alt yapı yatırımlarından teşvik mekanizmalarına, kamuya işçi alımından özelleştirmelere varıncaya kadar birçok konu gündemin baş sıralarını işgal etmekteydi. Özellikle meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları (STK) ve elbette siyasetçiler çeşitli platformlarda bölgemize ilişkin sorunları ve çözüm yollarını tartışmaktaydılar.
Bölgemiz kelimesini bu ve bundan sonraki yazımızda oldukça sık kullanacağız. Bölgemiz Zonguldak, Karabük ve Bartın’ı içine alan coğrafi alandır. Sadece coğrafi olarak değil, birçok alanın birbirine benzer ve birbirini bütünleyici olduğu da görülmektedir. Ekonomik olarak en dikkati çekici ve belirgin olan kömür ve demir çelik sektörlerinin entegrasyonudur. Taş kömürünün birinci derecede tüketicisi durumunda olan demir-çelik sektörü Karabük ve Ereğli’de yapılandırılmıştır. Beşeri yapısı bakımından birbirinden ayrılabilir durumda değildir. Üç ilimiz hemen hemen her sahada birbirine entegre durumundadır. Uzun uzadıya örnekler vermek de aslında gereksizdir.Bu bölgemizde yaşayan herkes bu gerçeği bilir. Zonguldak, Karabük ve Bartın’da yaşayanların il sınırları dışında aralarında ayrı gayrı yoktur.Olması için bir neden de yoktur. En önemli hususlardan biri elbette bölgenin ekonomik entegrasyonudur.Nitekim Devlet Planlama Teşkilatı 1997 yılında hazırladığı "Bölgesel Gelişme Projesi"ni üç ili esas alarak hazırlamıştır.5449 Sayılı Kalkınma Ajansları Kanunu ile yine üç ilimiz "Düzey 2" İstatistiki Bölgesinde tek bir ajansa bağlı olarak belirlenmiştir.
Geçtiğimiz yıl yapılan ve Bartın,Karabük ve Ankara’da gerçekleştilen ve üç ilin vali, belediye başkanı, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarınının katıldığı ve bölge sorunlarının ve çözüm yollarının tartışıldığı toplantıların üç il ekseninde olması yine bölgesel yaklaşımın bir diğer örneğidir. Bu yaklaşımlar yani bölgemize üç ilin penceresinden bakış açısı bizi Ankara’da ne yapabiliriz sorusunu aramaya yöneltti. Ankara’da mevcut üç derneğimizin;
Bir başka realite ise her derneğin müstakil olarak tüzüklerine uygun faaliyetlerine devam etmesi, kurulacak platform ile farklı ve makro seviyede işlerin başarılmasına olan olan inançdır. Kısacası inanılmış ve ortaya çıkılmıştır. Elbette kimse bize böyle bir işe girişin diye telkinde, istekde, talepde bulunmadı.Keşke bulunsaydı.Sorumluluğumuz daha da pekişirdi. Ama yola çıkılmıştır."Bin adımlık yol bir adımla başlar" sözüne uygun bir biçimde de bir adım atılmıştır. Bundan sonraki adımlar bellidir.Herkesin desteği ile de atılacaktır.Bundan şüphemiz yok. Tek bir projemizi gerçekleştirebilirsek, bundan bölgemiz ve bölge insanımıza olacak küçücük bir olumlu yansıma bile bizim kazancımız ve mutluluğumuz olacaktır.
Zaman elele tutuşma zamanıdır. Biz birlik ve beraberliğimizin gücümüzü artıracağına inandık. Sizlerin desteğinizi de arkamızda hissetmek istiyoruz. Bu desteğin çığ gibi geleceğinden ise hiçbir şüphemiz yok.
Saygılarımızla...
ZBK ANKARA PLATFORMU İCRA KURULU